Ezvac-ı Tahirat -2-

On 7 Mayıs 2014

Seyir Defteri | Bölüm 257 | 24 Şubat 2013 | 47′ 15”

Seyir Defteri 257. Bölüm

Efendimiz’i tanıyıp da sevmemek mümkün değildir. Bizim bütün hastalıklarımız sevgisizlikten kaynaklanıyor. Efendimiz’i tanımadığımız için yeterince sevemiyoruz, O’nu yakından tanıyabilsek o zaman çok severiz. (03:30)

İslâm’da kadının yeri çok özeldir. İslâm’ın kadına bakış açısını hakkı ile bilebilsek zamane tedbirleri ile feminist olmaya gerek olmadığı görülecektir. Müslüman olmak yeter de artar bile. Onun için müslüman hanımların direk hemcins olarak örneklenecekleri zevat-ı kiram da ayet hükmü ile annemiz olan Efendimiz’in zevceleri ve onların hayatlarıdır. (04:50)

Annelerimizden bahsetmemizin asıl amacı okurlarımızın bu konuda meraklarını uyandırmak, konu ile ilgili kitaplar okumalarına, tetkikat yapmalarına vesile olabilmektir. Yoksa böyle bir sohbet ile validelerimizi öğretmek, öğrenmek, ne bizim haddimize ne de okurlarımızın yeterli göreceği bir durum olmamalıdır. Okurlarımız bu merakla iki üç tane kitap karıştırsalar gayemiz yerini bulmuş olur. (08:20)

Risaletpenah Efendimizin ellialtı elliyedi yaşından sonra sayısal olarak çok evliliğini adaba, erkana, ahlaka muhalif tefsirlerle konuşanlar var. Birgün bu şekilde konuşan bir terbiyesize çok sinirlenen bir kardeşim bu konudan şikayetini dile getirdi. Ona şu şekilde cevap verdim, evet seninki bir iman göstergesi ama niye sinirleniyorsun. Ona söyledin mi, Risaletpenah Efendimiz kaç yaşında, kiminle, hangi vasıftaki insanlarla evlendi, bunu anlatabildin mi? (14:00)

Maalesef cemiyetimizde de kız çocuğuna değer vermeyen, sadece erkek çocukları sayan iptidai insanlar var. Kız çocuklarına değer vermeme Arap toplumunda da vardı, Araplarda da kız çocuklarına değer vermeyenler iptidailerdi, yani gelişmemiş ilkel insanlardı. Kız çocuklarına değer verenler, kız çocuklarının isimleri ile künyelenmekten, kız annesi, kız babası olarak anılmaktan utanmıyorlardı. Bu da Hz.Hatice gibi yüksek ahlaklı hanımlar ve beylerde oluyordu. (21:15)

Hicretin 17. senesinde Hz. Ömer’in heyet toplayıp Hz. Ali’nin teklifinin o heyet tarafından kabul edilmesi ile senelere rakamsal değerler verildi. Birinci sene olarak da hicretin vaki olduğu sene seçildi. Burada çok sık yapılan bir hata var, Arabî aylarda senenin ilk ayı Muharrem ayı olduğu için Hicret’in de Muharrem ayında olduğu hatası yapılıyor. Hicret, Safer ayının sonlarında başlayıp Rebiülevvel ayında bitmiş bir hadisedir. Hicretin seçilmesi, hadisenin o sene içinde olmasından dolayıdır, senenin başlangıç zamanı ile ilgili değildir. (28:45)

Efendimizin doğum tarihi ile ilgili de bir takım ihtilaflar vardır. Genelde kabul edilen en kuvvetli rivayet 571 yılıdır. 570 yılı en zayıf olan rivayettir. 569 yılı ise 570’e göre biraz da kuvvetli bir rivayettir. Ancak Efendimiz’in doğumunun 12 Rebiülevvel’de olduğu kesindir. (30:20)

Hz.Hatice’nin yaş hesabında da Kamer’i-Şemsî farkı gözardı edilmektedir, kırk yaş kamerî aylara göredir, miladî otuzsekiz yaşa denk gelmektedir. (37:15)

Hz.Hatice, Hz.Ayşe, Hz.Esma, Abdurrahman bin Ebubekir, Muhammed bin Ebubekir, hicret, Muharrem, Zübeyr bin Avvam, Abbdullah bin Zübeyr, Hüseyin Fahreddin Dede, Hz.Zeynep, Hz.Kasım, Safer, Rebiülevvel, Hz.Ali, kitap okuma

4 Responses to “Ezvac-ı Tahirat -2-”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir