Ezvac-ı Tahirat -12- Hz. Hafsa (2)

On 17 Ağustos 2014

Seyir Defteri | Bölüm 267 | 5 Mayıs 2013 | 41′ 17”

Efendimiz, Medine’ye  dönüşlerde validelerimizin gönüllerini almak için hücrelerinin tek tek dolaşmıştır. Bir seferinde, bir rivayete göre Ümmü Seleme validemizin, bir rivayete göre Zeynep binti Cahş validemizin hücresinde uzunca bir müddet kalıyor. Bu uzun kalış nedeni ile hem Hz. Hafsa, hem Hz. Ayşe, niye orada çok kaldı diye düşünüyorlar. Daha sonra Efendimiz’in, Ümmü Seleme validemizin ikram ettiği bal şerbetini içtiği için uzun kaldığını öğreniyorlar. Fakat yine de uzun kalmasını uygun bulmayınca Hz. Peygamber yanlarına gelince Efendimiz’e “bir koku var sizde” diyerek içtiği bal şerbetinin bu kokuya sebebiyet verdiğini ima ediyorlar. Bu kararlarını uyguladıktan sonra yanlış olduğuna kanaat getiriyorlar. (04:20)

Hz. Hafsa, siyasî ve ictimaî olaylara, yani sosyal ve politik hadiselere çok aklı eren bir validemizdir. Hudeybiye barışının maddelerinin müsveddesini fikir olarak hazırlayan Hz. Hafsa’dır. Gavur sözünü tutmaz, söz tutmamak gavurluk alametlerinden biridir. Onun için randevularına sadık olmayanlar dikkat etmelidirler, Allah korusun, münafıklık alametidir. Söz vermek gavurlara ağır gelir, gavurlarla yapılan hiçbir ahit müslümanlar tarafından bozlulmamıştır. Tipik örnek; Varna sonrası yaşananlardır; Sultan II. Murat Han, sulh anlaşması yapıldıktan sonra “artık iş imara kaldı” deyip Manisa’ya çekilmiş, sultanlığı da küçük oğluna bırakmıştır, ancak buna karşı gavur anlaşmayı bozmuştur. Tabi Sultan Murat tekrar başa geçip Varna’da canlarına okumuştur. Bunlar böyledir. İşte Hudeybiye anlaşmasında maddelerin müsveddesini fikir olarak hazırlayan ve Efendimiz’e arz eden, sosyopolitik durumu çok iyi bilen Hz. Hafsa validemizdir. (14:45)

Efendimiz hazretleri ahirete teşfir ettikten sonra halife olan Hz. Ebubekir zamanında Hz. Hafsa validemiz hücresinde kalmaya devam etmiş, yine mü’minlerin annesi olarak saygı ve hürmetle muamele görmüştür. Hz. Hafsa ilk hanım hafızlardandır. Hz. Ebubekir döneminde çok hafif bir genişleme vardır, ancak asıl toprak genişlemesi Hz. Ömer zamanındadır. Zeyd bin Sabit çok önemli bir zattır, hem fakih, hem muhaddis, hem Kur’an alimidir… Yedi büyük fakihden biridir. Zeyd bin Sabit hazretlerinin Kur’an-ı Kerim’i mushaf haline getirme çalışmaları, Hz. Ebubekir zamanında başlamıştır, bu çalışmalar bitmek üzereyken Hz. Ebubekir ahirete göçmüş, daha sonra çalışma Hz. Ömer’e intikal etmiştir. Çalışma bittiğinde Hz.Ömer bu mushafı Hz. Hafsa’ya emanet etmiştir. Çoğaltma faaliyeti ise Hz. Osman’dan sonra başlamıştır. Hz. Hafsa validemiz de durmakta olan mushaf-ı şerif, Hz. Osman zamanında başka hattatlar tarafından yazılmış ve çoğaltılmıştır. (17:05)

Hz. Hafsa’nın sosyopolitik meselelerinden başka, kişilerin kendi problemleri ile ilgili genel hükümlerde de ciddi görüşleri vardır. Hz. Ömer, hilafeti sırasında geceleri Mekke sokaklarında dolaşıyor. Bu dolaşmalarının birinde, bir hanımın gece vakti ağlamaklı bir sesle şiir okuduğunu duyuyor. Şiiri dinleyince aylardır kocası savaşta olan bir hanımın kocasına hasretini dile getirdiğini anlamış ve bunu nasıl telafi edebileceğini düşünmüşce hemen Hz. Hafsa validemize gitmiş, “Bir kadın kocasından en çok ne kadar ayrı kalmaya tahammül edebilir veya bu ayrılığın ne kadarı makuldür?” diye sormuş. Hz. Hafsa validemiz cevap olarak “Üç ay makuldür, en fazla 4 ay olabilir, bundan sonrası makul olmayı geçer, hasret ateşe döner” buyurmuştur. Hz. Hafsa validemizin bu sözü üzerine Hz. Ömer, bütün kumandanlara, valilere emirname göndermiş ve görevlendirdikleri kişileri üç ay sonra memleketine dönecek şekilde planlamalarını istemiştir. Bu da, Hafsa validemizin bize olan merhametinin bir yansımasıdır. (27:15)

Hz. Hafsa validemiz, Efendimiz ile evlendiğinin kırkıncı yılında, yani 665 yılında, yine bir Şaban ayında ahirete göçmüştür. Cenazesi Medine valisi Mervan bin Hakem tarafından kıldırılmış ve Efendimiz’in yavrularının, torunlarının, zevcelerinin, akrabalarının ve pek çok yakınının bulunduğu Bakî kabristanına defnedilmiştir. Daha önce göçtüğüne dair de rivayetler de vardır ancak 665 yılı Şaban ayı daha hakim bir rivayettir. (30:40)

Hz. Hafsa validemiz, Efendimiz hazretlerinden atmış civarında hadis rivayet etmiştir. Çok şayan-ı hürmet bir ömür yaşamıştır. Allah şefaatine nail etsin. Hücreyi saadetlerinin bugünkü anlamda ziyaret yeri olmasından sonra oraya basamaz oldum, daha geriden ziyaret etmeye çalışıyorum. Çünkü orası annemizin yeridir. (35:40)

Şu anda toplum olarak bırakın Efendimizin zevceleri olan validelerimizi tanımayı, isimlerini bile bilmez bir haldeyiz. Ancak eskiden toplumumuzda Efendimiz’in zevcelerinin isimleri kız çocuklarına çok verilirdi. Bunlardan biri Çelebi Sultan Mehmet hazretlerinin kerimesi Hafsa Hatun’dur ve kendisinin Bursa’da bir camii vardır. Keza Yavuz Sultan Selim Han’ın zevcesi, Kırım Han’ının kızı, Kanuni Sultan Süleyman Han’ın validesi Hafsa Sultan hazretlerinin de Manisa’da bir camii vardır. Onlar Hz. Hafsa validemizin isimlerini taşıyan büyüklerimizdir. Allah, hepsine rahmet eylesin, o ismi taşıyarak şereflenmesini isteyen, bu ismi koyan ana babalara da Hz. Hafsa’nın şefaatini ihsan buyursun. (36:30)

Hz. Hafsa, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ayşe, Ezvac-ı Tahirat, Hubeydiye, Kur’an-ı Kerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir