Şeriatsız tarikat batıl, tarikatsız şeriat atıldır
Seyir Defteri | Bölüm 2 | 17 Ocak 2008 | 41′ 09”
Tercüme üzerine hüküm bina edilmez. Tercüme mütercimin o metinden anladığını anlatmasıdır. Salat’ın ifade ettiği dua, sığınma ve tazimi, namaz kelimesi ile ifade edemeyiz. İngilizcesi ise prayer’dır, prayer dua demektir. Demek ki, tercümeden hüküm bina edilmez.(04:00)
Bu yanlışlıklarımızdan biri Kur’an-ı Kerim’in ilk gelen ayeti ile ilgilidir. “İkra'” oku diye tercüme ediliyor. Allahu Teala, Habib’inin okuma yazma bilmediğini bilmiyordu da ona okuması için sayfa mı gönderdi? “Ben senin aklından geçenleri okuyorum” cümlesinden oku neyse oradaki oku odur. Tefekkürün neticesinin kilidinin açılmasıdır İkra’. Biz bu “İkra'”yı anlamadıktan sonra imbikten geçmiş tasavvufu nasıl anlayacağız? (09:00)
Türkçe, müslümanlar arasında %20 kadar konuşulur. Ancak Rasul-u Kibriya hakkında yazılmış olan naat ve kasidelerin %80’i Türkçe’dir. Türkler Efendimiz’i böyle severler. (16:00)
İhtisas çok önemlidir. Buraya nalı düşmüş bir at getirilse ne yaparız, buraya bir nalbant çağırırız. Bu konular beygir nallamaktan daha mı hafif ki, önüne gelen konuşuyor? Bedenimiz bir takım rahatsızlıklara maruz kalıyor, rahatsızlığımıza göre uzmana gidiyoruz. Gönül hastalıklarımızı anlamakta elimizde böyle bir verimiz yok. Nasıl hekimlikte koruyucu hekimlik diye bir dal varsa, senin ruhî hastalıklarını anlayacak bir gönül hekimin olacak. (24:30)
Efendimiz yirmibeş yaşında “Muhammedül Emin” olarak isimlendirilmiştir. Efendimiz’in hayatı saadetlerinin hiç bir zamanında daha sonra gelecek ayetlere muhalif bir davranışı yoktur. (28:00)
İhlas suresinde ihlasla ilgili tek bir kelime var mı? Peki, o surenin adı neden ihlas? Çünkü ne kadar çok bu sureyi okursan o kadar çok ihlasın olur, öyle bir tesiri var. Muhassenat, tesirat başka birşeydir, içinde geçen kelimeler başka birşeydir. Dünyada milyarın üstünde müslüman sabah namazını iki kılıyor ama sabah namazının rekat sayısı Kur’an’da geçmez, peki biz bunu kimden öğrendik? Demek ki, Kur’an bir öğreti kitabı değildir. Rasul-u Kibriya Efendimiz’in tebliğ ettiği kitaptır, O’nun tebliğ edicisini devre dışına çıkartarak Kur’an-ı Kerim’i kimse anlamaz. (31:00)
Şeriatsız tarikat batıldır, tarikatsiz şeriat de atıldır. Mutlaka Şer-i Şerif-i Muhammedî bilinecek. Bu bilindikten sonra herhangi bir tarikat adeti, usulü Kur’an-ı Kerim’deki bir ayete veya bir fiil-i Peygameriye’ye mutabık değil, ondan bir akis almıyor, ona dayanmıyor ise batıldır. Batıl necaset gibidir, bir depo suya bir damla sidik damlasa o deponun tamamı kirlidir, batıl böyle birşeydir, kendine tarikat diyen bir kurumda bir nokta batıllık varsa tamamı batıl demektir. Peki batılla hakkı nasıl ayıracağız, elimizde kriter, şablon olacak: Kur’an-ı Kerim ve Fiil-i Peygamberî. Bir zatın yanına gittiğinizde veya aklınıza geldiğinde, Allah geliyorsa aklınıza, o kişi mürşiddir. (34:00)
tasavvuf, Kur’an-ı Kerim, tarikat, tercüme, tefsir, naat, kaside,






