Ezvac-ı Tahirat -15- Hz. Cevriye ve Hz. Zeyneb binti Cahş

On 5 Eylül 2014

Seyir Defteri | Bölüm 270 | 26 Mayıs 2013 | 44′ 30”

Efendimiz’in Hafsa validemiz ile evlenmesinden sonra evlilikleri sıklaşmıştır. Çünkü hadisat bunu gerektirmiştir. Efendimiz hazretlerinin mübarek ömürleri, bugünkü hesapla 61 sene 1 ay 18 gündür. 63 slogan bilgisi kamerî aya göredir. Bu ömrün özellikle son on senesi çok yoğun geçmiştir. Efendimiz’in Ümmü Seleme validemiz ile bugünkü tarih ile 626 yılının Mart ayında evlendiğini kabul edersek, 627 yılının Şubat’ında, yani 11 ay sonra, Efendimiz Cevriye binti Haris validemizle evlenmiştir. (05:00)

Beni Mustalik, Huzaa kabilesinin kolu olan bir kabiledir. Bu kolun reisi Haris bin Ebuddırar’dır. Cevriye validemiz Haris bin Ebuddırar’ın kızıdır. Okunma özelliğine göre bu isim Cevriye olarak da okunur, Cüveyriye diye de okunur, ikisi de caizdir. Cevriye validemizin doğum tarihi daha sonraki olaylara nispetle 607 olarak kabul edilir, yani bu hadise zamanında validemiz yirmili yaşlardadır ve amcasının oğlu ile evlidir. (07:00)

Beni Mustalik gazvesinden galip gelinir ve yüzlerce köle ve cariye elde edilir. Köle hukukunu bugünkü manada anlamadığımız için bu işi anlayamıyoruz. Harpte mağlup olundu mu harbe katılan kadınlar cariye, erkekler de köle olarak hürriyetlerini kaybederler. Katılmayanlar hürriyetlerini muhafaza ederler, müslüman idaresi altında müslümanların sosyal hizmetlerinden, müdafaa, sağlık hizmetlerinden istifade ettikleri için adına cizye denilen vergi verirler. İbadetlerinde de hürdürler. Köle ve cariyelerin ibadetlerine müslümanlar karışmaz ama gavurlar karışırlar. Müslümanlarda da gavura esir düşen ve köle olanlar vardır. (09:40)

Yüzlerce köle ve cariye ele geçirildikten sonra Medine’ye götürülürler ve gazveye katılan mücahidin-i İslamiyye’ye dağıtılırlar. Bu savaşta henüz yirmili yaşlardan olan Cevriye binti Haris’in kocası bu savaşta ölür. Bu nedenle Cevriye validemiz de o zamanın savaş hukuğu gereği cariyedir. (12:40)

Ganimet payı dağıtımı sırasında Cevriye validemiz Sabit bin Kays veya onun amcazadesine düşmüştür. Esaretten kurtulmak için fidye-i necat vardır. Validemiz reis kızı olduğu için bu miktar onun için yüksektir. Validemiz, Sabit bin Kayz hazretleri ile bu miktarı tespit ettikten sonra Efendimiz’in yanına giderler. Validemiz “Ben Huzaa kabilesinin Beni Mustalik kolunun reisi Haris bin Ebi Dırar’ın kızıyım, Sabit bin Kays’ın hissesine düştüm, beraber bir fidye belirledik ama şimdi bunu ödeyecek durumum yok, benim bu fidyemi ödemek için siz yardım eder misiniz?” der. Efendimiz öyle bir zatı şeriftir ki, kendisine kılıç çekenler bile ona dehalet etmekte, ona sığınmaktadırlar. Cevriye validemizin bu davranışındaki incelik, Efendimiz’in yüceliğini, ululuğunu bir kere daha bize anlatmasıdır. (14:30)

Efendimiz bu fidyeyi ödemiştir. Validemizin o yaşta bu cesareti Efendimiz’in merhametini, şefkatini ve takdirini celb eder ve Efendimiz validemize şu sözlerle evlenme teklif eder: “Bu fidyeyi ödeyip serbest olup memleketine mi gitmek istersin, yoksa tebliğ ettiğim dini kabul edip, benimle de nikahlanıp zevcem olarak kalmayı mı tercih edersin”. Validemiz Efendimiz’in bu teklifi üzerine “Sizin yüksek bir şahsiyet olduğunuzu biliyorum, dininizi de biliyorum, babamın şerrinden dininize giremiyodum” der, yani validemiz aslında İslam’ı içinde kabul etmiş ama ızhar edememiş bir müminedir. Validemizin bu sözleri üzerine Efendimiz, Hz. Cevriye’yi nikahları altına almıştır ve Hz. Cevriye mü’minlerin annesi olmuştur. (18:10)

Ashabı Kiram ve özellikle Beni Mustalik gazvesine katılanlar, Efendimiz hazretlerinin Cevriye validemiz ile evlendiğini duyunca kendilerine düşen tüm köle ve cariyeleri azad etmişlerdir, çünkü o köle ve cariyelerin kabilesinden birisi artık müminlerin annesi olmuştur. Beni Mustalik müntesipleri ashaba neden böyle yaptıklarını sorunca Ashabı Kiram artık kabile reisinin kızının anneleri olduğunu, annelerinin akrabalarını köle ve cariye olarak tutmayacaklarını söylemişlerdir. Bu yüksek ahlak ve âlicenaplık karşısında azad edilen tüm kabile ahalisi müslüman olmuştur. (20:50)

Bir nikah ile çok kuvvetli bir düşman olan Beni Mustalik hem akraba olmuştur hem de müslüman olmuştur. Bazen kendini bilmezler soruyorlar Efendimiz neden bu kadar çok evlendi diye, eğer kızgın bir zamanımda isem “siz de Efendimiz kadar “er”kek” olun siz de evlenin” diyorum. “Er”lik başka birşeydir. Bir hanımın dırdırına tahammül edemeyenler bu şekilde sorular soruyorlar. Evlilik külfetli bir nimettir. Bu bekarlığa teşvik olarak algılanmasın, çünkü Efendimiz “Sizin şerlileriniz bekarlardır” buyuruyor. (22:15)

Hz. Ayşe validemizden gelen rivayete göre Hz. Cevriye validemizin ibadete çok düşkün bir annemiz olduğunu öğreniyoruz. Çok derli toplu yaşamış ve hicretin 56. yılında vefat etmiştir.Validemiz Medine’de vefat etmiştir ve kabirleri Cennetül Baki’de diğer validelerimiz ile birliktedir. Cennetül Baki’yi ziyaret ettiğimiz zaman diğer validelerimizle birlikte Hz. Cevriye’yi de ziyaret etmiş oluyoruz. Validemiz nasıl kabilesinin diğer mensuplarının imanına vesile olmuşsa, inşallah Rabbimiz’den umarız ve dileriz ki kendisini ziyaretimizle imanımızın nurunun çoğalmasına Allahu Zülcelal tarafından ittihaz olunur. İnşallah şefaatine de nail oluruz. (29:10)

Zeynep binti Cahş validemiz Efendimiz’in halazadesidir, ilk müslümanlardandır. İbadete düşkünlüğü ile, cömertliği ile ve asabiyeti ile tanınan biridir. Validemiz dikiş nakış konusunda mahirdir, Efendimiz’in ahirete göçmesi sonrasında da geçimini dikiş nakış ile sağlamıştır. Dikiş nakıştan kazandığını sadece kendi yememiş, fakir fukaraya da dağıtmıştır. (33:05)

Bir takım kaynaklarda özellikle ilk beyi ile olan geçimsizliği anlatılırken validemizin asabiyeti üzerinde durulur. Burada bir hata yapılmaktadır. Efendimiz, Hz. Zeynep binti Cahş’ın ismini Zeynep binti Huzeyme validemiz göçtükten sonra kendisine vermiştir. Hz. Zeynep Efendimiz’in bu kararına birşey dememiştir. Demek ki, ilk beyi ile olan geçimsizliği huysuzluktan kaynaklanmamaktadır, uyumsuzluktan kaynaklanmaktadır. Uyumsuzluk başka birşeydir, huysuzluk başka bişeydir. (36:20)

Validemiz hicret sırasında otuz yaşını aşmıştır ve bekardır. Efendimiz O’nu evlatlığı olan Zeyd bin Haris’e nikahlar. Zeyd bin Haris köle olarak gelmiştir ama Efendimiz onu hemen azad etmiştir. Hz. Zeynep cahiliyye adetlerinden iki tanesinin yıkılmasının kahramanı olmuştur. Bir köle ile bir kabile reisinin torunu evlendirilmiştir. Eski Arap toplumunda kölelerin aşağılanması vardır. Efendimiz bu yanlışı ortadan kaldırmak için İslamiyet’in hukuki statüsü köle bile olsa bir insanı aşağılamadığını, İslamiyetin insanları eşit saydığını göstermek üzere evlatlığı olan eski bir köleye dünür olarak Hz. Zeynep’i istemeye gitmiştir. (37:30)

Hz. Cevriye, Hz. Zeyneb binti Cahş, Zeyd bin Haris, kölelik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir