Dost Kimdir, Allah’ın Dostları Kimlerdir?

On 13 Aralık 2017

Seyir Defteri | Bölüm 286 | 29 Eylül 2013 | 46′ 48”

Eskiden düzenli ordu yok, sefere gidilirken her orduya bir ordu şeyhi tayin edilirdi. Mesela Akşemseddin Hazretleri Fatih’in hocası değildir, İstanbul seferinin ordu şeyhidir.

Bir sefer sırasında Sultan, bir Hazrete haber gönderiyor. Siz ordu şeyhi olarak teşrif ediniz, diye. Hazret cevap veriyor: Kendim gibi bir zât gönderiyorum. Kendisi kırk yaşında, göndereceği seksen küsür yaşında… Burada önemli olan söz “kendim gibi” sözüdür. İşte o senin hayatta kendin gibi olan kişi, senin dostundur.

Aşina, tanıdık, bildik, yaren, dost farklı kavramlardır. Kardeş mesela, senin iradenle olan bir şey değildir ama dostunu iraden ile seçersin.

Dost kelimesinin Arapça karşılığı halildir, Allah’ın halili İbrahim Aleyhisselâmdır, habibi Muhammed Aleyhisselâmdır. Halil dost, habib sevgili demektir.

Halil isteği geri çevrilmeyen demektir, habib istemeden verilen demektir. Ama Efendimiz hem zâti terbiyesi hem bize örnek olması açısından, Allah’ın da dua ediniz emrine uyma örneği açısından dua etmiştir. (03:00)

Veli kelimesi de dost demektir. Allah’ın yeryüzündeki velileri -ilah olmak açısından değil- tasarrufat açısından Allah’ın eli, kolu, azası gibidir. Veli kelimesinin çoğulu evliyadır. Bu kategoride kimler var ancak Allah ve O’nun bildirdikleri bilir. Allah istediğine bu bilgiyi verir.

Aklımıza geldiğinde, cemâlini gördüğümüzde, huzuruna vardığımızda bize Allah’ı hatırlatıyorsa o zât velidir. (11:20)

Ölmüş adamdan medet umulmaz deniyor. Halt etmişsin, ölmüş sensin!.. Hazret-i Peygamber müminler ölmez diyor, bir yerden bir yere göç ederler diyor. Sen ölmeyi bilmiyorsun, hayvanlar ölür, senin bedenin ölür. Nefisler ölücü değildir, ölümü tadıcıdır. Allah’ın yer yüzündeki halifesi, Hz. İnsan, ölmek, yok olmak için yaratılmamıştır. Safhalar halinde hayatı devam eder, mahşerden sonra ebedi hayat başlar.

Bu kabulleri delillendirmek deliliktir. Evliyaullah, Allah’ın bu nevi dostlarıdır. Kul ile Allah arasında dostluk olmaz diyenler kelimenin etimolojik manası ile düşünüyorlar. Allah’ın iradesine sınır koyamazsın.

Allah tanrılıkta tektir, bu yalnız olması demek değildir. Kavramlar birbirine çok karışıyor. (20:00)

Bir velayet-i amme vardır, bir de velayet-i hassa vardır. Biz aduvullah değiliz, yani Allah’a düşman değiliz, o zaman veliyullahız. Her Muhammedun Resûlullah diyen bilâ istisna veliyullahtır. Ancak bu velayet-i ammedir. Bir de velayet-i hassa vardır, sözünü ettiğimiz Hz. Abdülkâdirler, Seyid Ahmed Bedevîler, Hz. Mevlânalar, Şâh-ı Nakşibendler, Sâdeddin-i Cibavîler, Allah cümlesinin şefaatine nail eylesin, onlar velayet-i hassadandır. (23:10)

Hacı Bayram-ı Veli Efendimiz buyuruyor: Bir velinin başının yükseleceği en yüksek nokta bir nebinin ayak ucudur.

Bektaşîlere iftira etmemek lazım, rind meşreb her hali Bektaşîlere mâl etmişler. Şunu da yerine gelmişken söyleyelim, Hacı Bektâş-ı Veli menakıbnamesini okumuyorlar, orada yazıyor, bir kuyuya bir damla içki damlasa, o kuyudan su çekilse ve toprak sulansa, o topraktan ot bitse, o ottan bir koyun yese, o koyun kuzulasa o kuzu bizim dergahımıza girmez diyor Hacı Bektâş-ı Veli. O yüzden Bektâşiler içki içer gibi lakırdılar söylememek lazımdır. Bektâşilik ehl-i sünnet ve’l cemaat bir tarikât-ı aliyyedir. Ama zamanımızda profesörler bile Bektaşi Alevi diye yanyana koyuyorlar. Olmaz, biri ehli sünnet bir tarikattır, öteki Şii batıni bir mezheptir.

Nehcü’l Belâga’yı da Hz. Ali’nin kitabı zanneden bir sürü cahil var memlekette, o kitap bir acemin kitabıdır, Hz. Ali’den bin yüz sene sonra yazılmıştır. (27:10) 

Allah’a yakınlık kazanmak Efendimiz Hazretlerinin yakınlığını kazanmakla mümkündür. Allah’a dost olmak, Resûlullah’a dost olmakla başlar. Bu da âla silsiletihim olur. Resûlullah Efendimiz Allah’ın nurunu yansıtan saf bir ayna, ayine-i mücella yani cilalanmış aynadır. Efendimiz’in nurunu da bizim gibi lalettayin insanlara aksettirecek veliler vardır. Muhammed Mustafa merkezinden gelen feyz-i ilahî bizim anlayacağımız ve bize intikal edecek hale gelene kadar merkezlerden geçerek bize gelir, bu merkezler velilerdir. Bu merkezin sahibi şeyh efendidir. Senin hangi prizden ne kadar elektrik alacağını o tayin eder. O evin kofrası mahallenin kofrasına bağlıdır, o kofranın sahibi de Hz. Pir’dir. Bütün bunların hepsi velayet ile olur, dostlukla olur. (31:00)

Dost, senin yerine kaim olabilecek kişidir. Allah’ın yeryüzünde dostları vardır.

Feminizm dalgasından dolayı Rabia Hazretleri, muhabbetsizlikten dolayı Hz. Mevlâna, pagan kültürü ve vahdet-i vücud meselesinden dolayı da Hz. İbni Arabî’ye ilgi duyuluyor. Resûlullah Efendimiz’e yakınlık kesbetmiş bu zevatı kirâmdan Efendimiz’e ulaşabilenlere –ki ulaşanlar vardır– ne mutlu, ulaşamayanlar ömürlerini hevaya vermiş olurlar. (41:00)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir