Hz. Ebubekir es-Sıddîk

On 13 Kasım 2014

Gönül Dünyamız | Bölüm 21 | 23 Mayıs 2014 | 38′ 48”

Hz. Ebubekir gibi büyükleri bir programda anlatmak mümkün değildir. Ancak yapılabilecek şey sevgili izleyicilerin meraklarını celbetmek ve onları okumaya, öğrenmeye, konuşulan zevat hakkında inceleme yapmaya sevketmektir. Yoksa anlatmak mümkün değildir, çünkü anlatılanlar uçuyor. Emek verdiğiniz zaman kalıcı oluyor. İnsanlar evlatlarını çok severler çünkü evlat kadar hiçbirşeye emek verilmez. Emek ve sevgi arasındaki bu bağlantıdan istifade edilerek Hz. Ebubekir öğrebilebilir. Hz. Ebubekir’den herşeyden önce sadakat öğrenilir. Hacca gidenler, Umre’ye gidenler , oralardan Medine kınasından, zemzemden madâ Hz. Ebubekir’in sıddıkiyetini, Hz. Ömer’in adaletini, Hz. Osman’ın ilim ve hayasını getirebiliyor muyuz? (01:00)

Hz. Ebubekir, Efendimiz’in arkadaş olaran en yakını… Bu risaletinin ilanından önce de böyle, risaletin ilanı sonrasında da böyle… Arkadaşlık bir ihtiyaçtır. Hz. Peygamber’in 1 numaralı arkadaşı Hz. Ebubekir’dir. Hz. Ebubekir kumaş ve elbise ticareti yapardı, maddi varlığı yerinde bir zattı. Hz. Ebubekir’in Fil senesinden 2-2,5 yıl sonra doğduğu rivayet edilir, yani Efendimiz’den 2-2.5 yaş küçüktür. Doğduğunda kendisine verilen isim Abdülkabe… Hz. Ebubekir haniftir. (05:05)

Slogan bir bilgi vardır, kadınlardan ilk müslüman Hz. Hatice, erkeklerden ilk müslüman Hz. Ebubekir, çocuklardan ilk müslüman Hz. Ali diye… İslâmiyet’in kadın ve erkek ayrımı yapmadığını bilip ona göre ilk müslümanın Hz. Hatice olduğunu bilmemiz lazımdır. Efendimiz hazretleri Kabe’nin değil ancak Allah’ın kulu olunur diyerek Hz. Ebubekir’in ismini Abdullah olarak değiştirmiştir. Bizler Hz. Ebubekir’in isminin Abdullah olduğunu bile bilmeyiz. Ebubekir lakabıdır. Ebubekir, Bekir’in babası demektir ancak Hz. Ebubekir’in bu isimde bir oğlu yoktur. Arapça’da bekr deve yavrusu demektir. Ebubekir deve yavrusu babası demektir. Bu ismin manası çok merhametli, deve yavrusuna bile merhametini aşikar eden zat demektir. Hz. Ebubekir’in diğer bir özelliği de çok köle azad etmesidir. (09:00)

Hz. Ebubekir yumuşak huylu bir zattır. Tip itibarı ile incecik, uzuna yakın orta boylu, sarıya yakın beyaz bir adamdır. Ela gözlü, açık renk kirpikli ve kaşlıdır. Yumuşak huylu olmasına rağmen prensiplerinden ve muhabbetinden asla taviz vermemiştir. (16:20)

Hz. Ebubekir’in Efendimiz’e muhabbeti çok fazladır. Efendimiz toplantılarını, görüşmelerini Darü’l Erkâm’da yapardı. Efendimiz’in bu toplantıların birinde Kabe’de namaz kılamadıklarından üzüntüsünü dile getirmişti. Hz. Ebubekir bunun üzerine Kabe’de namaz kılmak için müşriklerin ileri gelenleri ile konuşmaya gitmiş ancak Utbe bin Rebia kendisini öldüresiye dövmüş ve Hz. Ebubekir kendinden geçmiştir. Uyandığında başında duran annesine kendisini Darü’l Erkâm’a götürmesini istemiştir çünkü aynı kişilerin Resûlullah’a da zarar vermesinden korkmuştur. Tasavvufta şöyle bir kaide vardır, kesret-i muhabbette edeb sakıt olur. Muhabbet coşunca edep medep olmaz. Hz. Ebubekir, Efendimiz’i orada görünce ağlaya ağlaya gitmiş boynuna sarılmış, çok şükür sana bir zarar gelmemiş demiştir. (22:20)

Hz. Ebubekir çok güzel Kur’an okuyan bir zâttır. Efendimiz rahatsızlığında namaz kıldırmayı Hz. Ebubekir’e bırakmıştır. Efendimiz’in hicretinden dört ay kadar önce Hz. Ebubekir Efendimiz’e ben de Medine’ye gideyim diyor. Bir hadis vardır “önce arkadaş, sonra yol”. Yol arkadaşsız gidilmez, Sünnet-i Seniyye’ye aykırıdır. Efendimiz Hz. Ebubekir’e kiminle gideceğini sorunca Hz. Ebubekir henüz kararlaştırmadığını söyler. Bunun üzerine Efendimiz “Umarım ki Allah sana güzel bir arkadaş verir” der. Bu söz üzerine Efendimiz’den güzel arkadaş olmayacağını bilen Hz. Ebubekir hicretinden vazgeçer. Bu olaydan dört, dörtbuçuk ay kadar sonra da Efendimiz’in hicretleri gerçekleşir. (29:25)

26 Safer Perşembe yatsı namazı vaktinden sonra tık kapı Risaletpenah Efendimiz Hz. Ebubekir’in evine gelir. O sırada evde Hz. Esma ve Hz. Ayşe de var… Ne yapacaklarını konuşacaklarından Efendimiz kızların yanında değil de kenarda mı konuşsak der Hz. Ebubekir’e. Hz. Ebubekir bunun üzerine “kızlarım sizin de benim de sırrımızı saklayacak yaş ve olgunluktadır” der. Bu cevaptan şunu anlıyoruz, demek ki Hz. Ayşe o sırada çocuk yaşta değildir. Hz. Esma ile arasında iki yaş fark vardır. Hicretten sonra muhacirlerin ilk doğumu Hz.Esma’nın oğlu Abdullah bin Zübeyr’in doğumudur. Yani Ayşe validemiz, doğuracak yaşta bir hanımdan iki yaş küçüktür. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Ebubekir için söylenen “ikinin ikincisi” sözü Hz. Ebubekir’in hilafetine işarettir. Efendimiz’in hastalığında bizzat kendisi tarafından mihraba geçirilmesi bir diğer işarettir. Efendimiz son namazını Hz. Ebubekir’in arkasında kılmıştır, ondan önceki onyedi vakit namaza çıkamamıştır. (33:20)

Her müslüman ziyaret-i Peygamber ile şereflendiğinde hemen O’nun bitişiğinde, bir bel boyu açıklığında olan Hz. Ebubekir’e de selam ile müşerref oluyor. Kıymetini bilmeyenlerin ıslahını, ıslahları kâbil değilse bize zararı dokunmamalarını ve Ebubekirimiz’e dil uzatmamalarını hem tavsiye ederiz hem Allah’dan niyaz ederiz. (37:20)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir