İki Nur Sahibi Hz. Osman Efendimiz

On 21 Mayıs 2014

Gönül Dünyamız | Bölüm 23 | 15 Mayıs 2014 | 37′ 30”

Meleklerlerin dahi Hz. Osman’dan haya ettiği kabul edilen birşey değil, kat’i birşeydir. Hadisi şerifte Efendimiz “Meleklerin dahi haya ettiği Osman’dan ben niye haya etmeyeyim” demiştir. Hz. Osman’ın ikinci zevcesi, Efendimiz’in ikinci kızı Hz. Ümmü Gülsüm vefat ettikten sonra Efendimiz baba olarak çok üzgün ama Osmanını öyle seviyor ki “bin tane daha kızım olsaydı Osman’a verirdim” diyor Efendimiz. Hz. Osman’ın ilk zevcesi de Efendimiz’in kızları Hz. Rukiyye’dir. Hz. Osman’ın Hz. Rukiyye’den Abdullah isimli bir oğlu olmuştur. Efendimiz’in torunu olan Abdullah hazretleri genç yaşta vefat etmiştir. Hz. Osman’a Efendimiz’in iki kızı ile evlendiği için iki nur sahibi manasına Zinnureyn denmiştir. (01:10)

Hz. Osman hakkında, özellikle halifeliği zamanında akrabalarını çeşitli yüksek görevlere tayin ettiği ve kendisine muhalefet edildiği bilgileri vardır. Bu tamamen uydurmadır, Şii uydurmasıdır… Bazı detaylar atlandığı zaman olgunluğa ulaşılmaz. O yüzden “kemal teferruattadır” denmiştir. Efendimiz’in Hz. Osman ile karşılaştıklarında sık sık söylediği bir söz var: “Ya Osman-ı Salih, bana dua ediyor musun”… Nasıl bir Osmansa… Hz. Osman ile Efendimiz’in sülaleleri Abdimenaf’ta birleşir. Abdimenaf oğullarında Haşim ve Ümeyyeoğulları çekişmesi olmuştur. Ebu Sufyan’ın babası Harb de öyledir. Ama Haşim hazretlerinde böyle birşey yoktur. Bu da bilinmelidir ki bu mesele daha iyi anlaşılsın. Abdulmuttalib’in babası Haşim hazretleri su meselesine kendini vakfetmiş. Kendini öylesine vakfedersen Allah gönlüne ilhamlar verir, bu herkes için geçerlidir. Haşim hazretleri hayvan derisine yaptığı özel bir terbiye ile o deri içinde suyu saklıyor ve su şeker gibi oluyor. Ayrıca hazret israfa karşı çok titiz. Hacıların yiyecek artıklarını topluyor gece şehir dışında kayaların üzerine bırakıyor, kurtlar kuşlar yesin diye.. Zaten Haşim’in kelime anlamı ekmek ufalayan demektir. Haşim’in oğullarında hiçbir zaman bir üstünlük taslama olayı yoktur, Hz. Abbas’da biraz vardır, o ayrı mesele… Ama Harb’de de, Ebu Sufyan’da da, Muaviye ve Yezid’de de bu vardır. Hz. Abbas’daki sıkayet yani hacılara su verme görevinin kendine olma isteği vardır, bundan ibarettir. Hizmete taliptir, riyasete talip değildir, Ebu Sufyan riyasete taliptir. (02:40)

Hz. Ömer bir Acem tarafından bıçaklanmıştır. Hz. Ömer de Hz. Ali Efendimiz gibi bıçaklandıkları anda göçmemişlerdir. Hz. Ömer yaralı halindeyken kendi aralarından bir halife seçmeleri için altı kişilik bir heyet tayin etmiştir. Bu heyette “Abdurrahman ibni Afv, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvam, Hz. Osman, Hz. Ali, Saad bin Ebi Vakkas” vardır. Bu heyet kendi aralarındaki toplantıyı yapacakken Hz. Ömer’den yeni bir haber gelmiş ve kendisinin vefatından sonra bu toplantının yapılmasını istemiştir. Talha bin Ubeydullah şehir dışında olduğu için bu toplantıya katılmamıştır. Kalan beş kişiden biri, Abdurrahman ibni Avf da aday olmamış hakem olarak atanmıştır. Hakem olan Abdurrahman ibni Avf hem adaylarla hem de dışardaki kişilerle bu mesele hakkında ciddi konuşmalar yapmıştır. Sonunda Mescid-i Nebi’de toplanır ve Hz. Osman ve Hz. Ali’yi yanına çağırır. “Allah’ın emirlerine, Resûlullah’ın sünnetine uymak ve özellikle Ebubekir ve Ömer’in politikasına devam etmek hususunda ne dersiniz” diye sorar. Cevap olarak hem Hz. Osman, hem de Hz. Ali “aynen kabul ederiz” demişlerdir. Hz. Ali ek olarak “gücüm yettiği miktarca evet” demiştir. Daha sonra hakem olan Abdurrahman ibni Avf “ben Osman’ı halife olarak atıyorum ve ilk ben biat ediyorum” demiştir. Hz. Osman’a ikinci biat eden ise Hz. Ali’dir. (08:50)

Bu ihtilafın nedeni ise ırk esasına dayanan Şii uydurmalarıdır ama esas fitne Abdullah ibni Sebe’nin ortaya koyduğu fitnelerinin körüklenmesidir. Hz. Ali Efendimiz Hz Osman’a biat eden ikinci kişidir. Ayrıca, Hz. Ali Efendimiz Hz Fatma validemizin ahirete göçmesinden sonra muhtelif evlenmeler yapıyor. Bu evlenmelerden olan çocukları var… Mesela bu evliliklerden biri Zeynep binti Resûlullah’ın kızı Ümame hazretleri iledir. Bir başka zevcesi de Esma binti Ümeys hazretleridir. Hz. Esma Cafer bin Ebu Talib’in zevcesidir. Hz. Cafer’in şehadeti sonrasında Hz. Ebubekir ile evlenmiş, Hz. Ebubekir vefat edince Hz. Ali ile evlenmiştir. Evliliklerin neden ve niçin yapıldığını bilmeden kimse konuşmasın. İşte Hz. Ali’nin bu evliliklerden doğan çocuklarından birinin adı Osman… O Osman abisi Hüseyin ile birlikte Kerbela şehididir. Bir diğer oğlunun adı Ebubekir’dir. O Ebubekir de Kerbela şehididir. Bir diğer oğlu Ömer’dir. O uzun yaşamıştır. Ömer bin Ali’nin sülalesi halen devam etmektedir. (11:50)

Hz. Osman ve zevcesi Efendimizin kızları Rukiyye validemiz Efendimiz’in izni ile Habeşistan’a hicret etmişler ve orada Abdullah bin Osman dünyaya gelmiştir. Efendimiz’in torunu Abdullah hazretleri hicretin üçüncü veya dördüncü yılında vefat ediyor, Efendimiz’in torununun kabrinin başına ve ayağına taş dikmiştir. Kabirlere taş konmaz diyenler bunları öğrensinler. (20:15)

Bedir’e gidilecekken Efendimiz Hz. Osman’ı Medine’de kendi yerine vekil olarak bıraktı, ayrıca hanımının hasta olduğunu söyledi. Buradan şu hükmü çıkarabiliriz, bir beyin hanımına hasta iken hizmet etmesi gazadan önemlidir, bu Efendimiz’in fiilidir. (21:40)

Hz. Osman Mekke’ye elçi olarak gittiğinde müşriklerle Kabe ziyareti konusunda tartışınca geri dönüşü uzun sürdü, böyle olunca onun ölmüş olabileceğini söyleyenler oldu, bunun üzerine Efendimiz kafirlerle cenk etmek kaydı ile tekrar biat aldı. O sırada Hz. Osman aralarında yoktu, Efendimiz “Osman aramızda yok, Osman Allah’ın ve Rasul’unun emri ile yok, bu el Osman’ın eli, bu el de benim elim” deyip ellerini birleştirerek “Osman bana biat etmiştir” dedi. Buna tevhid-i vücud denir, Hz. Osman’dan başkasına da yapılmamıştır. (25:30)

Hz. Osman muhasaranın sonunda kapısını yakan kişilere “Dün gece manada Rasulullah’ı gördüm, Osman, yarın beraber iftar edeceğiz, dedi, istediğinizi yapın ben gideceğim yeri biliyorum” diyerek evini terketmedi, açtı mushafı şerifini, bacadan giren herif Hz. Osman’ı şehit etti. (31:00)

 

Hz. Osman, Hz. Ümmü Gülsüm, iki nur sahibi, zinnureyn, kemal, teferruat, Hz. Abbas, Haşim, Haşimoğulları, Ebu Süfyan, Ümeyyeoğulları, Şia, Abdullah İbni Sebe, Muaviye, Yezid, Kerbela,  Abdurrahman ibni Afv, Hz. Rukiyye, Bedir, Fatıma binti Esed, Hz. Ali, Hubeydiye, Tevhid-i Vücud, cehalet, Napolyon, Ömer ibni Abdülaziz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir