Ezvac-ı Tahirat -5- Hz. Sevde

On 6 Haziran 2014

Seyir Defteri | Bölüm 260 | 17 Mart 2013 | 51′ 03”

Seyir Defteri 260. Bölüm

Hz. Hatice validemiz üzerine ne kadar söz söylense azdır, validemiz Allah’ın övdüğü bir kişidir. Hz. Cebrail’in söylemesi ile Allah Hz. Hatice’ye inciden köşkler vereceğini bildirmiştir. (03:10)

Efendimiz hazretleri Hz. Hatice’nin kabri şeriflerini hem hicretten önce Mekke’de ikamet ettiği zamanlarda, hem fetihten sonra, hem diğer Mekke ziyaretlerinde yani umrelerinde ve haccında da ziyaret etmişlerdir. Mekke fethinde elde edilen ganimetlerden, müslüman olup olmamalarına bakmaksızın Hz. Hatice’nin sadece akrabalarına değil hizmetçilerine bile hediye göndermiştir. (07:50)

Hz. Sevde ilk müslümanlardandır, yani Dar’ül Erkam zamanı müslümanlarındandır. Sevde validemiz ilk evliliklerini yine kendisi gibi ilk müslümanlardan olan amcazadesi Sekran bin Amr ile yapmıştı. Rasulullah Efendimiz’den beş yaş yaşlı idi. (13:30)

Hz. Sevde’nin de beş tane çocuğu vardı. Efendimiz O’nunla üç sene tek eşli olarak evli kalmıştır. Yani Efendimiz elliüç yaşlarına kadar yirmi sekiz yıl tek eşli olarak yaşamıştır. Hani çok evlilik yapmıştı. Bunları bilmeyen cahiller zannediyorlar ki, Efendimiz’in kırk yaşından itibaren on tane hanımı vardı. Bu yüzden bendeniz her senimerde, sohbet toplantısında validelerimizi öğrenin derken Efendimiz’in bu halinin öğrenilmesini kastediyorum. Efendimiz’in doğduğu tarih, dedesi veya amcasının kim olduğu bilgi değildir, önemli olan hadisattan Efendimiz’in yapısal bilgisini almamızdır. (15:30)

Zata mahsus bazı emirler vardır. Mesela Efendimizin veda hutbesinde kendi ailesi ile ilgili bir sözü vardır. “Zevcelerim evlerinden pek çıkmasınlar”. Dikkat edin, hiç çıkmasınlar değil, pek çıkmasınlar. Hz. Sevde, Efendimiz’in göçmesinden sonra hiç çıkmamıştır evden, ama bu zata mahsus birşeydir. Hz. Ayşe ise ta Irak’a, Sıffin’e gitmiştir. Demek ki sözleri doğru anlamamız gerekiyor, Hz. Sevde’yi örnek verip erkek öldükten sonra dul kadın evden çıkmaz denemez, bunu duyduğum için üzerinde duruyorum. (28:50)

Hz. Sevde uzun boylu, iri yapılı, vakurdu, hareketleri vakarından dolayı ağır ve yavaştı. Ancak bu yavaşlıkta bir hareketsizlik yoktu, etrafına adeta vakar saçıyor ve dikkat çekiyordu. Uzun boylu olmasına rağmen yürüyüşü de ağırdı. Hatta veda haccı sırasında Müzdelife’den Mine’ye erken çıkmıştır validemiz. Erken çıksa ne, geç çıksa ne diyemeyiz, bunlar hep dinî içtihat sebebi olmuştur. (34:35)

Hz. Sevde validemiz iri yarı, zaten eli fiziksel olarak da uzun ve fukaraya çok yardım ediyor. Burada önemli nokta bu yardımı nerden temin ettiğidir. Validemiz deri işlemekte çok mahir, deri işliyor. Deri işlemede tarzlar vardır. Yemen tarzı, Hayber tarzı… Hz. Sevde validemiz Taif tarzı deri işliyor. Taif soğuk memlekettir, yüksektedir. Taif soğuk olduğu için deri soğuktan korunmak için kullanılırdı. Sultan Abdülhamit han, Yıldız’da marangozhanede yaptığı çekmeceleri, kutuları Mercan’da sattırıyor, oradan kazandığı paradan zekat veriyor. Büyükler böyle büyük oluyor. (38:20)

Hz. Ayşe validemizin o zaman yaşı küçük. Hz. Sevde O’na da bir nevi annelik yapmıştır. Bir rivayette Hz. Ayşe validemiz Sevde validemiz ile ilgili şöyle demiştir. “Efendimizin zevceleri içinde en çok Sevde’ye benzemek istedim”. Hz. Sevde validemiz işte böyle çok sevimli, sevilen bir hanımdır. (43:10)

Hz. Hatice, Hz. Sevde, Hz. Ayşe, Ezvac-ı Tahirat, Mekke, hac, Müzdelife, Arafat, sadaka, Hz. Ömer, Hz. Ebubekir, veda haccı, Abdülhamit Han

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir