“İslam güzel ahlâktır”
Gönül Dünyamız | Bölüm 13 | 2 Eylül 2013 | 51′ 22”
Bütün ilimler Allah ilminin vasıtası ve vesilesi olduğu gibi, bütün ibadat-u taat da ahlâk içindir. Efendimiz “İslam güzel ahlaktır.” buyurmuştur. (01:00)
Kul olmanın yolu ibadet etmekten geçer ancak kulluk ibadetlerden ibaret değildir. (07:00)
Allah-u Zülcelal Kur’an-ı Kerim’inde Efendimiz için “yüce bir ahlak üzeresin” buyurmuştur. Güzel ahlak için Efendimizi örnek almalıyız. (11:00)
Yaşlanmakla büyünmez, büyüklük gösteren hareketlere, davranış biçimlerine sahip olunarak büyünür. Seksen yaşında çocuk olunabileceği gibi, onbeş yaşında büyük de olunabilir. (13:00)
Hak, üç türlü mütaala edilir; hukuk-u nefs, hukuk-u ibad, hukukullah… Bu haklara riayet etmek hulktur, çoğunluğu da ahlâktır. Haklara riayet ederek yaşamak ahlâklı yaşamaktır. (16:20)
Ahlak mahallidir; ana prensipler umumîdir, bu prensiplerin günlük hayata intikalinde mahallilik vardır. Örf, nasa muhalif olmadığı müddetçe ve olmadığı miktarda uyulması gereken toplumsam ve ferdi kaidelerdendir, ahlâk da böyledir. (24:00)
Efendimizden önceki peygamberlerin suhuf ve kitapları için Allahu Tealâ, oradaki hükümlerini koruyacağına dair söz ve vaatte bulunmadı. Ama Kur’an-ı Kerim hükümlerini inzal buyurduğunda bu kitabı, bu hükümleri ben indirdim, hükmünü de ben koruyacağım buyurdu. Bu yüzden o ümmetlerden intikal eden güzel ahlâk tamamlanmadan devam etti. Efendimiz “güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” demekle bunu anlatmaktadır, yoksa eski peygamberlere eksik geldi, Kur’an-ı Kerim’de tam olarak geldi demek değildir. (31:30)
Mensuh ayeti doğru anlamıyoruz, teknik olarak elbette mensuh ayet vardır ancak hakikatte mensuh ayet diye birşey yoktur. Bunun tipik misali içki hakkındaki ayettir. “İçkiliyken namaza yaklaşmayın” mensuhtur ancak kim için; içki içmeyin emri geldikten sonra bir daha içki içmeyenler için mensuhtur. Kur’an-ı Kerim’de işe yaramayan ayet yoktur. (36:30)
Ahlâk sadece karşıdaki insanla olan ilişkimizi belirlemez, kendimizle, hayvanatla, nebatatla olan ilişkiyi de belirler. Sen sana emanetsin. Taşıdığımız can da Rabbimizin bize emanetidir. Hayvana çok yük vurmak, terbiye edip üzerinden para kazanmak ahlâksızlıktır. (43:20)
Ehl-i tasavvuf topuklarını yere vura vura yürümez, ayağımın altında döşenen bu zemin olmasa ben ne yapardım der ve okşar gibi yürür. Ceketi giyerken onun kendisini ısıttığını, derli toplu görüntü verdiğini düşünür ve giyerken de çıkarırken de öper giyer ve öper çıkarır. Namaz kıldıktan sonra namaz kılınan yer öpülür, çünkü en güzel ibadeti orada yapmıştır. Tahtaya, taşa, hasıra bu tazimi gösteren halifetullah olan Hz. İnsan’a nasıl tazim göstermez. (44:30)
ilim, ibadet, namaz, haram, helal, irade, kul hakkı, hukuku nefs, hukukullah, nefis, hukuku ibad, İmam Malik, El Muvatta, hadis, hasta ziyareti, gelincik, gelin, örf, adet, suhuf, alkol, incil, zebur, tevrat, kıraat






