“Ramazan gelecek diye sevinene Cennet vacip olur”
Seyir Defteri | Bölüm 318 | 29 Haziran 2014 | 43′ 06”
Efendimiz’in Ramazan ayı ile ilgili duası Recep ayında başlıyor. Ramazan geliyor, gelecek diye sevinenlere cennet vacip olur buyuruyor Efendimiz. Ramazan sosyal hayatımızda daha çok oruçla kendini belli eden bir aydır. Bu yüzden hep oruç öndedir, ancak esas itibarı ile Ramazan ayı Kur’an ayıdır. (02:00)
Ramazan’ın Kur’an ayı olması önemlidir. Ayette “Ramazan ki, bu ay Kur’an’ın nazil olduğu aydır.” buyrulmaktadır. Hilal meselesinde eskiden imkanlar bu kadar geniş değil. Astronomi hesaplarını herkes yapamayacağına göre Allahu Teala hilale bakın diyerek en kolay yolunu gösteriyor. Sure-i Rahman’da ay ve güneş hesapla hareket eder buyruluyor. Dolayısı ile Ramazan’a başlama zamanı sadece hilali görünce ayeti ile sınırlı değildir. Hesapla da bu işlem yapılır. (06:15)
Orucun yüceliği Allahu Zülcelal’in en çok itibar ettiği cemaat ibadetine en çok riayet edildiği zaman olmasındandır. Milyonlarca müslüman aynı anda oruçlu oluyor. Bu toplu ibadet Allah’ın tevhid arzusuna ve muradına uygun olduğu için Efendimiz orucun sevabını bizzat Allahu Teala tarafıdan verileceğini buyuruyor. Oruçları makbul olanlar cennete girecekleri özel bir kapı vardır: Bab-ı Reyyan… Midenin açlığı oruç için yeterli değildir, dilin, gözün, kulağın, burnun tutulması hatta düşüncenin bile tutulması lazımdır. (10:00)
Ramazan-ı Şerif’in Kur’an ayı olması bizzat fiil-i Peygamberî ile bellidir. Bugün camilerimizde, evlerimizde adı mukabele eden bir kişinin okuması ve en az bir kişinin dinlemesi ile Ramazan’da bir hatim tamamlanır. Mukabele, Efendimiz’in fiilen yaptığı, her Ramazan, o Ramazan’a kadar gelen ayat-ı beyyinatı Cebrail aleyhisselam ile karşı karşıya oturup okumaları ve dinlemeleridir. Mukabele yapanlar şunu bilsinler ki, biri Efendimiz’in makamında, biri Cebrail aleyhisselamın makamındadırlar. Bu yüzden mukabeleye çok önem verilmelidir. Mukabele bir merasimdir. Her kurum merasimi ile yaşar. (13:40)
Sabah namazlarında uzun süre okunması fiili Peygamerî’dir. Birgün Efendimiz sureleri çok kısa okuyor, ashab-ı kiram öğrenmek maksadı ile kendilerinin Medine’de olmadığı zamanlarda da kısa mı okuyalım diye soruyorlar. Ara bir not olarak ekleyelim ki, Efendimiz’in Medine dışında olduğu zamanlarda 13 kez Abdullah Ümmü Mektum hazretleri Efendimiz tarafından vazifelendirilmiştir. Körden imam olur mu olmazmıya cevap olarak bunu belirtelim. Efendimiz bu soru üzerine cemaatin içinde yeni anne olmuş bir kardeşinin olduğunu ve aklının evdeki çocuğunda olduğunu söyleyerek kısa tuttuğunu buyurmuştur. İmam cemaata bakacak ve ona göre kıldıracak… (20:00)
Ramazan-ı Şerif’te Efendimiz mutadların üzerine ilaveler yapmıştır. Ramazan’da ibadet edip bayram geldi paydos demek çok yanlıştır. Bu zekatın sadece Ramazan’da verilmesi inancına benzer. Zekatın farz olması yılı doldurması ile ilgilidir. Herkesin birikmiş parası Ramazan’da mı yılını dolduruyor. Ramazan’da zekat verip daha çok sevap alalım diyerek zekatın icap ettiği zamandan sonraya bırakılırsa zekatlar eda olmaz kaza olur. Hiçbir kaza eda yerine geçmez. (28:50)
Ramazan’da en çok konuşulan konulardan biri teravihdir. Sekiz rekat mıydı, yirmi rekat mıydı, cemaatlemiydi değil miydi? Müslümanlar şu suali kendilerine sormalıdırlar; biz namaz kılmak için mi bahane aracağız, kılmamak için mi? Rasulullah Efendimiz’in bir fiilini Hz. Ömer kadar doğru yorumlayan birisi olabilir mi? Biz Efendimiz hazretleri şöyle yaptı, böyle yaptı gibi haddini bilmez konuşmalar yerine O’nun mübarek fiillerini en doğru uygulayan ve yorumlayan kişilere bakarız; Ömer-ül Hattab hazretleri gibi. Hz. Ömer hicretin 16. veya 17. senesinde Mescid-i Nebi’de yatsı namazı kılındıktan sonra iki tane imam tayin etti, yüksek bir kıraat alimi olan Ubey bin Kaab hazretleri erkeklere imam olarak tayin edildi ve yirmi rekat olarak kıldırıldı. Diğer tayin edilen imam ise Süleyman bin Ebu Hasme hazretleridir. Bu zatı şerif aynı zamanda kadılık görevi de ifa etmiştir. Süleyman bin Ebu Hasme hazretleri de kadınlara imam olmuştur. Hz. Ömer imamların 20 rekat kıldırmakla yükümlü olduklarını, cemaatin ise istediği kadarına katılabileceğini buyurmuştur. (31:20)
Genel bir söz vardır, nafile namazlar vakit sünnetlerinin, vakit sünnetleri farzların yerine kaim edilebilir. Biz namaz kılmak için mi bahane arayacağız, kılmamak için mi, iyi düşünelim. Bu mübarek Ramazan günlerinde Cenab-ı Rabbim bize bu şuurları versin, ümmeti Muhammed’in aklını bulandıracak olanlara fırsat vermesin, Ümmet-i Muhammed de biraz daha aklını başına alsın, her lafa kanmasın… (40:40)
Ramazan, mukabele, kandil, teravih, hilal, oruç, kadir gecesi, hafızlık, kıraat, imam, zekat, arafat, eda, kaza, Hz. Ömer






