Ehl-i Beyt-i Mustafa (sav)

On 27 Ağustos 2014

Seyir Defteri | Bölüm 3 | 24 Ocak 2008 | 43′ 49”

Karşılıklı konuşanlar, kullandıkları kelimelerin ifade ettiği kavramlarda aynı şeyi ifade etmelidirler, yoksa anlaşma olmaz. Ehl-i Beyt diye bir kavram yoktur, Ehl-i Beyt-i Mustafa diye bir kavramdır. Herkesin ailesi ehl-i beytidir. Buna dikkat etmezsek yanlış neticeler çıkarmaya başlarız. Muhabbet-i Ehl-i Beyt-i Mustafa her mü’minin üzerine olmazsa olmaz bir haldir, borçdur diyemeyiz, çünkü muhabbet iradi değildir. Sevgi iradi bir mesele değildir, gönül meselesidir. Ancak muhabbeti celb etmek için yapılması gerekenler vardır, bunun başında tanımak gelir. (03:20)

Sevgi tanımakla mümkün olur. Bugün Efendimizi, âlini sevmediğini iddia edenler onları tanımayan cahillerdir. Efendimiz’i ve yakınlarını tanıyıp da sevmemek yaratılışa aykırıdır. Allah kuluna muhabbet eder, yani Allah kulunu sever. Kul da Rabbini sever. Ancak sevgiyi gönülden bedene indirgeyenler muhabbetten anlamayanlardır. Muhabbet iki beden arasındaki değil, iki gönül arasındaki ilişkidir. Bu gönül herkeste vardır. Eşyada da vardır, hayvanda da vardır. En yükseği insandadır. (07:50)

Kur’an-ı Kerim’de aşk kelimesi yok diyorlar, aşk kelimesi yoktur çünkü bu kelime Farsça’dır. Eşeddü hubben lillah ile belirtilen “Mü’minler Allah’ı şiddetle sever” ayetinde anlatılan aşktır. Efendimiz “birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız, beni herşeyden çok sevmedikçe imanınız kemale ermez” buyuruyor. (10:20)

Ehli Beyt-i Mustafa, Efendimiz’in ev halkıdır. Hamse-i Alî Aba ile Ehli Beyti Mustafa birbirine karıştırılıyor. Hamse-i Ali Aba daha bir özel haldir. Hamse-i Alî Aba beş kişidir; Efendimiz, kızı, damadı ve iki torunudur. Peki, bir insanın kayınpederi ehli beytinden değil midir? O zaman Hz.Ebubekir ve Hz. Ömer neci oluyor? Damadı da ehli beytten ise Hz. Osman neci oluyor? Ehli Beyti Mustafa, Hz. Fatma ve çocuklarından ibaret değildir, Efendimiz’in bütün zevceleri, kızları, damatları, torunları hepsi Ehli Beyti Mustafa’ya dahildir. (14:20)

Ehli Beyti Mustafa’yı sevmek onlar gibi olmaya çalışarak olur. Alnı sevdeye gelmemiş kişiler hiçkimseye Hz. Ali sevgisinden bahsedemezler. Ayrıca tarihi hadiseler üzerine dinî itikatler inşa edilmez. Kur’an-ı Kerim’de “Eğer sana senin bize öğrettiklerine karşı biz sana ne yapalım, diye soru olursa de ki, ben sizden hiçbir ücret istemem, ancak bana yakın olanlara meveddet göstereceksiniz” ayeti vardır. Bu yakınlık sadece Efendimiz’in dölünden gelenler için geçerli değildir, Efendimiz’in hem döl evlatları vardır, hem yol evlatları vardır. Hz. Peygamber’in yol evlatlarını da, döl evlatlarını da, hatta o kadar geniş gönül sahibi olabilirlerse henüz davetini kabul etmemiş olan davetî ümmetine bile hürmet, meveddet göstermek lazımdır, bu ayetten bu anlaşılır. (18:00)

Çocuğa zekat verilmez, çünkü bakmakla mükellefiz, seyyitlere de zekat verilmez çünkü onlara da bakmakla mükellefiz. Seyyitlere hediye arz edilir, kabulü ricası ile… Kabul etti diye de takla atılır. Kurum istismar ediliyor diye kuruma halel gelmez. (25:00)

Hz. Ali’yi seviyorsam, O’nun gibi olmaya çalışırım. Fitneyi önlemeye çalışırım, haksızlığı önlemeye çalışırım. O’nun gibi öldürüleceğimi bile bile camiye gitmeye çalışırım. Sevginin ispatı sevdiğin gibi olmaya çalışmaktır. Sevdiğin gibi olmaya çalışmazsan Ehli beyti seviyorum iddian ancak bir iddiadan ibaret kalır. Bir kimse Rasulullah’a ve ailesine bir muhabbet besliyorsa bilsin ki Rasulullah ve Ehli Beyti Mustafa da onu seviyordur. Bunda hiç şüphe yoktur. Ama seviyorum deyip kendini kandırıyorsa öyle olmaz. (29:10)

Hz. Adem’de evlat sevgisi vardı, çünkü evladı vardı, ancak anne baba sevgisi yoktu çünkü annesi babası yok. Ana babaya olan hürmet, muhabbet, ihsan terbiye ile elde edilir, ama çocuk sevgisi içgüdü olarak verilmiştir. Bu yüzden muhabbet yukardan gelir. Allah’ın kuluna muhabbeti olmasa kulun Allah’a muhabbeti olamaz.  (34:00)

Ehli Beyti Mustafa’dan yanlış hareket yapan, İslamiyete, Efendimiz’in emanetine aykırı davranan bir kişi veya bir tek davranış gösteremeyiz. O zaman bir kişi kendini Ehli Beyt muhibbi olarak görüyorsa yanlışlıklardan uzak durmalıdır, uzak durmuyorsa sevgisini yanlış kanalize etmiş diyemeyiz, sevgi yanlış kanalize edilmez iradeye tabi değildir. Sevgi kendi hükmünü icra eder. Öyleyse sevmiyor demektir. (37:00)

Ehl-i Beyt-i Mustafa, Hamse-i Ali Aba, muhabbet, aşk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir