Müslümanlığın evveli, âhiri, ortası, kenarı, temeli, tavanı tevhiddir

On 7 Kasım 2017

Gönül Dünyamız | Bölüm 56 | 41′ 25”

Hz. Adem’in bir oğlu Şit Aleyhisselâm peygamber, diğer bir oğlu katil, bir oğlu maktul. Biri hak biri batıl temsilcisi. Yani dünyanın kuruluşundan itibaren hak ve batıl mücadelesi vardır ve olmaya mecburdur. Dünya böyle kurulmuş. Bu dünyada böyle olduğu gibi aslında kendisi de büyük bir varlık olan Hz. İnsan’ın kendinde de bu böyledir.

Biz dünyayı ve kainâtı büyük zannediyoruz, insana göre onlar küçüktür. Esas âlem-i kübrâ hz. insandır.

Yavuz Sultan Selim Han’ın sözü meşhurdur: Cihan iki padişaha yetecek kadar geniş değildir.

Allah bizi haktan yana olanlardan eylesin. Bâtılın mücadelesi terördür. Düzensizlik, kanunsuzluk…. Terör sadece adam öldürme değildir, anarşi de bir terördür, otorite dinlememezlik de terördür. (01:45)

Avrupa’daki otuz yıl savaşları, yüz yıl savaşları, İrlanda meselesi, Bask meselesi, Kuzey İtalya meselesi… Bunları düşündüğümüzde son dönemlerde ortaya atıldığı gibi terörün İslâm ile ilgisi var demek mümkün değildir.

İrlanda ve İngiltere çekişmesinin tek sebebi protestan katolik kavgasıdır. Otuz yıl savaşları katolik bir vilayete protestan bir vali atanması ve valinin balkondan aşağı atılarak öldürülmesi ile başlar. İspanya başta olmak üzere engizisyon eziyeti katolik papazların terörü değil midir? Bunların hiçbirinin gönülle alakası yoktur, hepsi nefsanidir. Ama gönül sahiplerinin de nefsaniyyetlerine esir düşmemesi için bunları bilmesi lazımdır. (05:00)

Her insanda esma tecellileri, farkında olsun olmasın vardır. Konumuz ile ilgili olan esma El-Bâki ismi şerifidir. Allah’ın bu ismi kullarında beka hissi olarak tecelli eder. Putperestlik dahil her dini inanışta bir ahiret ve ebedi hayat telakkisi vardır. Bu telakkiyi tanzim eden kurum din kurumudur. Onun için terörün en kolay yaygınlaştırılması din kurumu üzerinden yapılır. Bunun içine Dîn-i Celîl-i İslâm da dahildir, diğer kitabî dinler olan hristiyanlık ve yahudilik de dahildir, diğer batıl dinler de dahildir.

Mesela üzerine bomba bağlayanlar var, onları sadece ilaç ile uyuşturmuyorlar, telkinle de uyuşturuyorlar. Ölürsen şehit olacaksın diyorlar. Hangi aptal buna inanır? Ama dünyada aptallar da var.

Ayrıca şehit olayım, cennette hurilerle yanpala zeytun yatayım zihniyetinde kendini kurşuna veya kılıca siper edersen buna şehitlik demezler. Allah rızası gözetilerek veya bir müslümana veya İslâm’a gelecek bir zararı önlemek için canını vermek gerekirse verirsin, o zaman şehitsin. (07:40)

Efendimiz hadis-i şeriflerinde buyuruyorlar: Kul tedbir alır, takdir Allah’ındır. Bu konuda şöyle bir anektod vardır, bu aynı zamanda şeriat ile tarikat arasındaki nüanstır, buna fark denmez, şeriat ile tarikat arasında fark yoktur.

Şeriatte deveni sağlam kazığa bağlarsın, Allah’a emanet edersin. Tarikatte Allah’a emanet edersin, sonra sağlam kazığa bağlarsın. Bu nüansı anlayan anlar, izaha girilirse nüans güzelliğini kaybeder.

Biz tedbir almakla yükümlüyüz, alınacak tedbir cehaletten kurtulmaktır. Birçok konuda aldatanlar var, hepsi kabahatli ama aldananların kabahati yok mu? Kendisine gerek medya yalanı ile gerek kulaktan dolma yalanlar ile bir söz gelse, ona inanıp o sözün üzerine fikir üretmek büyük bir aptallıktır.  (12:00)

Bendeniz her türlü derdin ilacının sevgi olduğuna inanırım. Bu objektif bir olgudur. Herkes kendine sorsun, ortaokulda en başarılı olduğu ders hangi dersti? En başarılı olduğumuz ders en sevdiğimiz hocamızın dersiydi, bilâistisna… Hocamızı sevdiğimizde onu üzmemek ve onu memnun etmek için onun dersine daha çok çalışırdık.

Sevince dersler bile yükseliyor. Nasıl bu sevgi ile bu bilgi sende kaldıysa bir kişiyi, bir kavramı sevdiğin zaman onu öğrenirsin. Ben İslâm’ı seviyorum diyorsun, İslâm hakkında ne öğrendin: Hiç… Öyleyse yalancısın.

Ben İslâm için mücadele ediyorum diyor, hayır, sen nefsin için mücadele ediyorsun. Ve İslâm gibi yüce bir kavramı nefsinin mücadelesine perde kıldığın için de cehennemin en dibindesin. Yok ben kendi kinim için, nefsim için yapıyorum desen cehennemin daha üst derecesinde olursun. (15:30)

Bir ayetin içinde geçen İslâm’ın büyük prensiplerinden biri vardır: “Barış hayırdır.” Böyleyken nasıl İslâm ile terör bağdaşır?

Haçlı zihniyeti bitmemiştir ancak haçlı ordusu bitmiştir. İslâm bir taraftır, İslâm olmayanlar bir taraftır. Onlar kendi aralarında İslâm’a karşı birleşebiliyorlar. Müslümanlar neden birleşmiyor? Bu birleşme ne zaman yapılır? Müslüman toplumlar “müslüman” olduklarında yapılar!.. Müslümanlığın evveli, âhiri, ortası, kenarı, temeli, tavanı tevhiddir.

Rumeli’de hristiyanların idare ettiği ülkelerde Türkler ve müslümanlar var. Kaç tane Türk ve müslüman partisi var hiç saydınız mı? Filistin’de Hamas ile El Fetih birbirini yemiyor mu?

Ben senden hayırlıyım sözü müslümana yakışmaz, bu şeytan sözüdür. Esas terör bu ayrılıktır. (20:15)

Paşazâde bir başka Çerkez beyzadesi hanım kızla evlenmiş. Hanım kız koca evine gelirken çeyiz de getirmiş tabi, bu çeyizin içinde büyük kristal ayna varmış. Damadın babası gelinine jest olsun diye bu aynayı konağın girişine, en mûtena yerine koymuş. Damat Bey konağın bahçesinde koç besliyormuş. Sakız koçlarından, yüzleri çok güzel olur o koçların. Koç bahçede bir kazığa bağlı olarak duruyor. Şeytan gelmiş kazığı biraz yerinden oynatmış. Koç tabi otlarken, kafasını sallarken kazık yerinden kopmuş ve koç boş kalmış, boş kalınca dolaşmaya başlamış, derken konağın kapısından girmiş. Bir bakmış kendi gibi bir koç, bir toslamış ayna yere inmiş. Koç aynada kendini görmüş. Ayna kırılınca gelin hanım bu ayna benim baba yâdigarım diye kızmış ve emir vererek koçu kestirmiş. Akşam beyi gelmiş, koçun kesildiğini öğrenince çok kızmış, hanım kıza bağırmış, çağırmış, bir de tokat atmış. Gelinin ağırına gitmiş, çerkez beyzadesi ne de olsa. Haberi alan kızın abileri de gelmiş, damat beyi kardeşlerine el kaldırdı diye vurmuşlar. Bu sefer paşa baba mevkiinden istifade ile o aileden birkaç kişi vurdurmuş.

Bu sırada şeytan karşıdan bakıyormuş: ben sadece kazığı oynattım.

Onun için şeytana kabahat bulmamak lazımdır.

Hazreti Allah bütün melaikeye Hz. Adem’e secde etmelerini emretti, şeytan sana secde ederim ona etmem dedi. Şimdi insan geçinip Allah’a secde etmeyenler var, hangisi daha aşağıda? Onun için ikidebir şeytana iftira etmenin alemi yok, nefis şeytana rahmet okutur. (26:45)

“Bir masumu öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir” mealinde hadis-i şerif vardır. Pazaryerine bomba attığında masumlar ölüyor. O bombayı atan ve attıran bütün insanları öldürmüş kadar mesuldür.

Terör İslâmla değil insanla bile bağdaşmaz. Malum İslâm ince insanlıktır, insan olanlar ancak incelebilir. Bunu, seversek becerebiliriz. Sevgi kainatın varoluş sebebi olduğu için bizim de bütün dertlerimizin ilacı sevgidir.

Kısas haktır ve kısasta hayat vardır ama kısasın ne olduğunu bilmeyince İslâma dil uzatanlar kısas kavramının benim sana tokat atmama karşılık hemen senin bana tokat atman olarak algılardıkları için İslâm’a dil uzatıyorlar. Halbuki ayet var, kısas hayattır. Ayrıca kısas haktır ama Allah buyuruyor ki diyet kabul ederseniz daha hayırlıdır, ama en hayırlısı affetmenizdir. Kısas kin için olmamalıdır, Efendimiz ne buyuruyor, kini olanın dini olmaz. (30:15)

Efendimiz veda hutbesinde “kan davası ayaklarımın altındadır” buyurmuştur. Hala Türkiye’de kan davası var mı? Ee, o zaman bunların nesi müslüman?

Kısas, senin benim kavgam değildir, ben sana vurduysam hüküm verecek olan kadıya da yani yargı kuvvetine de Cenâb-ı Hakk bir yol gösteriyor.

Cami kuşu olup İslâmdan haberi olmayanlar da var. Müslümanlık ne yazık ki ibadet ritüellerine indirgenmiş vaziyettedir. Onun için de bu Ortadoğu’daki adamlar kendilerine adam bulabiliyorlar. Neymiş efendim, cihat ediyormuş. O kadar ucuz değil.

Harp hukukunu ilk oluşturan Bedir’e giderken Efendimiz Aleyhisselâmdır. Esire, kadına, güçsüze, ihtiyara ve din adamına kılıç sallamayacaksınız. Din adamı dediği kim Efendimiz’in, bildiğin putperestlerin falcıları. İslâmda harbin bile hukuku varken sen durup dururken “Ben İslâm’a yardım ediyorum” diye terör yapamazsın. Dışarıdaki adam İslâm’ı karalamak için İslâm ve terör kelimelerini yanyana getirir, sen bunun böyle olmadığını, anlatmak değil, gösterek mecburiyetindesin.

Bu ayrılık ile gösterecek seviyeye henüz yükselmediğimiz fikrindeyim. Allah cümlemizi tevhidde ve bu tevhidin sembolü olan Muhammed Mustafa ortak paydasında birleştirsin inşallah. (34:30)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir