Duanın kabulü için helal lokma yenmelidir
Seyir Defteri | Bölüm 310 | 4 Mayıs 2014 | 37′ 02”
Duanın müstecab olması için helal lokma yenmelidir. Diğer şartları saymaya gerek yoktur. (01:50)
Kur’an’ı Kerim’deki dua cümleleri Allah kelamı olduğu için onlara kalıplaşmış dua diyemeyiz, bu dualar en üstün dualardır. Bu kelamı dua mahiyetinde tekrar etmek bize ayrı bir feyiz verir. Efendimiz hazretlerinin sık sık kullandığı dua cümleleri vardır. O’ndan daha güzel dua edecek biri var mı ki? Biz ondan daha güzel mi dua edebiliriz ki kendi cümlelerimiz ile dua edelim? (05:15)
İslam, Allah’ın vahiy yolu ile gönderdiği ayetlerle sınırlı değildir. O ayetlere, o ayetlerin en büyük tefsiri ve fiili durumu olan ehadisi Nebeviyye’ye ve Efali Nebeviyye’ye muhalif olmayan, yani nasa muhalif olmayan, her türlü oluşum ve gelişim serbesttir. Mesela, Hz. Abdülkadir-i Geylani’nin ettiği duaları tekrar edebiliriz, çünkü O bundan bir feyiz almasaydı bu kadar zaman etkisi devam etmezdi. (09:20)
Bu gibi kalıp laflar söylenmeden dua edilir mi, edilir ancak bana sorarsanız yakışmaz. Allah’ın kabulune şayan olmak için biz bunları söylüyoruz. Kul olarak duada yapılması gereken bir sac ayağı vardır; 1- lisanın söyleyecek, 2- kalbin meyl edecek, 3- fiilin onu gösterecek. Bunlar aynı anda olacak. (11:55)
Dua ederken samimi olmalıyız. Allah’ın vaadi var, vaadinden dönmez. Allahu Teala “Bana dua ile davetiye çıkaranın davetine icabet ederim” diyor. Başka bir ayette “Duanız olmasa benim indimde ne kıymetiniz var” buyuruyor. Namaz kılmakla duayı yerine getirmiş oluyoruz. Namaz cami-i cümle ibadattır, bütün ibadetleri toplayandır. (15:50)
Müslüman tandanslı olduğu, ibadatu taatına devam ettiği halde tevhid muhalif davrananlar, İslam’dan birşey anlamayanlardır. Yezid de namaz kılardı, ama 1400 küsür yıldır kapanmayan bir yara açtı. Tevhid, Allah’ın bütün ibadetlerin muhassalası olarak bizden istediği şeydir. (17:30)
Rabialar Rabia gibi, Mansurlar Mansur gibi, Mevlanalar Mevlana gibi, Abdülkadirler Abdülkadir gibi, bizim gibiler de bizim gibi dua eder. Bunlar bize misal teşkil etmez. Hazreti Pir Şemseddin Sivasi’nin şu sözü kulak küpesi olmalıdır:
“Mest olanların kelâmı kendiden gelmez veli,
Pes Ene’l-Hak nice söyler kişi Mansûr olmadan?”
Rıza makamında bir zat hiç dua etmez, ben rıza makamının adından bile haberdar değilken nasıl dua etmeyiz. Rıza makamı bir duraktır, menzil değildir. (22:30)
Çocuklara isim koyarken güzellik temenni edici sözler isim olarak kullanılabilir. Bunun tipik örneklerinden biri Güngör, iyi güngör manasındadır. Erol, bu da güzel bir temennidir. Bunun gibi “Allah razı olsun” demek dua değil temennidir. Bunun yerine temenni gibi bir ikaz olarak “Allah’tan razı ol” desek daha uygun olur. Merkez Efendi hazretlerinin menkıbesi… (28:50)
Efendimiz duaların semada asılı kaldığını beyan buyuruyor ve ekliyor, ne zaman benim ismim, vasfım, filim yani benimle ilgili birşey söylenir duada, o zaman Allah katına gider. Bir duanın Allah katına gitmesi için duada mutlaka Efendimizden bahsedilmesi lazımdır, lisanen ve gönülden. (33:08)
dua, helal lokma, Kur’an-ı Kerim, zikir, sadaka, sünnetullah, namaz, tevhid, yezid, isim koymak, rıza makamı, menzil, Merkez Efendi






