İslâm nasıl tebliğ edilir?

On 24 Haziran 2014

Seyir Defteri | Bölüm 314 | 1 Haziran 2014 | 42′ 32”

Biz tembelliğimize, gayretsizliğimize dua ile çare arıyoruz. Duanın bir sac ayağı olduğunu bilmiyoruz. Aklımızda ne kadar sual varsa, bedeni, maddi, manevi, uhrevi ne kadar sual varsa cevabı Efendimiz’de vardır. Bütün sorular, cahillikleri Efendimiz’i tanımamaktan kaynaklanıyor. Efendimiz dua için ilk şartın kalbin meyli olduğunu söylüyor, daha sonra lisanen ikrar edilecek. Son şart da fiilin o işe yönelik bir hal almasıdır. (02:00)

İslam’a hizmet için tam manası ile kalbin, İslâm’ın tebliğine ve yaşanmasına meyletmesi gerekir. Günahı hemen bir daha yapmama azmi ve kastı ile stevbe ederek silebiliriz. Allah tevde edenleri sevendir. Tevbeyi kabul etmekle kalmıyor, bir de seviyor. İslam’ı öğretmek için önce İslam’ı yaşamak lazımdır. (07:00)

Efendimiz aleyhisselam “Muhammedül Emin” olmasaydı Rasulullahlığı bu kadar çabuk kabul görür müydü? Hicretin başlangıcı sırasında Efendimiz Hz. Ali’ye emanetleri verdi diye geçiştiriyoruz, bu emanetler kimin diye düşünmüyoruz, o emanetler müşriklerindir. Efendimiz’in Rasulullah olduğuna inanmıyorlar ama en güvenilir olarak onu görüyorlar. Efendimiz de Rahmetelil Alemin olmaklığından dolayı onlara siz beni öldürmeye kastediyorsunuz demiyor emanetlere sahip çıkıyor. (12:35)

Efendimiz’in softasında bir iki çeşit hurma vardı, nadiren yağ vardı, nadirin de nadirinde et vardı. Hz. Bilal sadece müezzin değildir, Efendimiz’in zati abdest suyunu temin etmek Hz. Bilal’e aittir. Hücreyi saadete su götürmek de Hz. Bilal’in vazifesi… Su taşımak meleklerin içinde Cebrail’in işidir. Kabe hizmetleri içinde de en önemli hizmet su hizmetidir. Gazvelerde alınan kadın esirler de Hz. Bilal’ın bakımı altındaydı. Hz. Bilal aynı zamanda Beytükl Mal’ın bugünkü anlamda muhasebesi tutardı. Hz. Bilal bir gün hediye bir koyun getiriyor, Efendimiz Hz. Bilal’e onunla ilgilenmesini söyleyip kendi işine bakıyor, akşam hane-i saadete dönünce Hz. Ayşe validemize getirilen koyunu sorar, bir kolu aldık gerisini dağıttık der validemiz. Efendimiz “o verdikleriniz bizim oldu” diyor. Efendimiz’in vermesi böyledir. En büyük aşık Efendimiz’dir, aşk vermek mesleğidir. Almak değil, istemek bile ayıptır. (17:00)

Namazın secdesi alnını yere koymaktır, gönülün secdesi hep Allah ile olmaktır. Secdede, sacid, mescud, secde bir olur. (23:30)

Hz. Mevlana bir gün hamamda dervişlerine sormuş, dışardan biri gelse bizi bu şekilde peştemalli olarak görse bizim derviş olduğumuzu anlarlar mı? Herkes susmuş cevap verememiş, Hz. Mevlana şöyle demiş “Eğer anlamazlarsa yuh bize”… Muzaffer Efendi merhum bazen cami cemaatine şöyşe bir bakardı, dervişleri gözü ile tespit ederdi, bazılarının tarikatını da söylerdi. Daha sonra bir samimi mecliste nasıl anladığını sormuştum Efendi hazretlerine, dervişler namazda dimdik durmazlar, dinç de olsa, pehlivan da olsa hafif eğilerek kılarlar buyurmuştu. (26:00)

Bilgiyi çok kıymetli birşey zannediyoruz, artık bilginin değil, fiilin kıymetli birşey olduğunu öğrenme zamanımız geldi. Her doğru bildiğini yapıyor musun, her yanlış bildiğinden kaçıyor musun? Bir eşeğe kitap yüklemekle taş yüklemek açısından eşeğin eşekliği açısından bir fark olur mu? Eğer bildiklerimiz bizi doğru yola iletmiyorsa kitap taşıyan eşeklerden farkımız yoktur. (30:30)

Siz bildiğinizle amel edin, Allah sizi varis kılar buyurmuştur Efendimiz. Varis, emek olmadan miras yolu ile mal kazanana denir. Allah ve Rasul’una yakın olmak için yaptığın fiiller seni Allah ve Rasul’una yakın kılar, dolayısı ile Allah seni ilme varis kılar. Zikir ehline sorun buyuruyor Hz. Allah, zikir ehli Allah ile yaşayan demektir. (33:00)

Allah, Rasul’u ve velileri bizi sevmese biz onları sevemeyiz. Muhabbet yukarıdan aşağıya akar. (38:40)

rıza makamı, kurban, Hz. Bilal, tebliğ, hizmet, secde, mescud, sacid, Hz. Mevlana, Muzaffer Ozak Efendi Hazretleri, ilim, bilgi, kitap, zikir, Kur’an-ı Kerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir