Efendimiz’e salavât okumaktan kasıt O’nu örnek almaktır
Seyir Defteri | Bölüm 8 | 28 Şubat 2008 | 52′ 50”
Fert olarak da toplum olarak da hayrımız Muhammed Mustafa’dadır. (02:20)
Elbette Efendimiz’e hürmet göstermek durumundayız ancak biz bu hürmeti yanlış gösteriyoruz. Efendimiz’i yükseklerde tutacağız diye içimizden çıkarmışız. Resûlullah Efendimiz’in içimizde olması lazımdır, fert olarak da cemiyet olarak da… Biz O’na benzemeye çalışmak yerine her ismini duyduğumuzda salavat getirmeyi yeterli görüyoruz. Efendimize salavat okumaktan kasıt O’nu örnek almaktır. Bir ayette Allahu Tealâ “Sen onların içinde olduğun müddetçe onlara senden önceki ümmetlere verdiğim umumi belaları vermem” buyuruyor Efendimiz için… Bu ayette geçen “ve ente fihîm..” yani “onların içinde” kelimeleri ile sadece Ashab-ı Kiram mı kastediliyor? Efendimiz’in dünyadan ayrılması demek aramızdan ayrılması mı demektir? (05:20)
Allahü Tealâ “Siz onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler ama sizin buna şuurunuz yetmez, onlar benim indimde rızıklandırılırlar” buyuruyor. Mevt ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de tatmak lafzı vardır. Kişi ölümü tadıcı değildir, kişideki nefs ölümü tadıcıdır. “Onlara ölü demeyiniz” ayetini tebliğ eden Peygamber’e ölü demek mümkün olur mu? Allah yolunda ölmek sadece kılıçla okla ölmek demek değildir. (09:40)
İncelikleri anlamak için gönlün, ruhun incelmesi lazımdır. Gönül ve ruhu sanat inceltir. Gönül inceliği Cenab-ı Allah’ın inceliklerini anlamaya vesile olur. Bu kalınlıkla yiyelim, içelim, yatalım, ürüyelim, hayatı bunlardan ibaret görenler bu inceliklere sahip olamazlar. Böyle olunca da dünyanın gelmiş geçmiş gelecek en zarif, en ince insanı olan Efendimiz’i anlayamazlar. Kur’an-ı Kerim’i de böyle yapıyoruz. Kur’an-ı Kerim’i de canlı Kur’an olan Efendimiz’i de hayatımızın içine sokmamız lazımdır. O zaman “ente fihîm”in manasına biraz biraz ereriz. Saygı göstermek tamam da hiç sevgi yok mu? Sevdiğini içinden çıkarabilir misin? Efendimize sadece saygı duymak değil sevmemiz de lazımdır. Efendimiz’i tanıyıp da sevmemek mümkün değildir. (14:00)
Efendimiz’e ismi ile hitap etmek terbiyesizliktir, müşrik adetidir. Kendi hayatı seniyelerinde mü’minler Efendimiz’e “Ya Resûlullah” diye hitap ederlerdi. Müşrikler ise ismi ile hitap ederlerdi. Müşrik adeti olduğu için Efendimiz’e asla ismi ile hitap edilmez. Maalesef bazı Kur’an tefsirlerinde “Ey Muhammed de ki..” kullanımı vardır, Kur’an’da böyle bir ayet yoktur!. Diğer Peygamberân-ı Kiram hazeratına Ya İbrahim, Ya İsa, Ya Musa şeklinde hitabı vardır, Ya Muhammed diye tek hitabı yoktur. Kendisi ve melekleri birlikte salat ettikleri Habib-i Edib-i Zişan’ına Cenab-ı Allahü Tealâ ismi ile hitap etmemiştir, sıfat ile hitap etmiştir. Ya Eyyühel Müddessir, Ya Eyyühel Müzzemmil… (17:15)
Efendimiz nasıl sevilir? Bastığı yer öpülerek sevilir, sevdikleri sevilerek sevilir. Sevginin tarifi olur mu? Efendimiz Hz. Hatice’nin bütün ahbap, tanıdık, akrabasına hatır sormalar yapardı, hediyeler gönderirdi. Efendimiz “Hatice’ye olan sevgimi onun sevdiklerini severek gösteriyorum” buyurmuştur. Evliyayı sevmek Muhammed Mustafa’yı sevmektir. Namazı sevmek Efendimiz’i sevmektir. Efendimiz namaz için gözümün nuru diyor… Sevgi karşılıklı bir cereyandır. Yeminle temin ederim ki, Allah ve Resûlune karşı gönlünüzde bir sevgi besliyorsanız, isimleri anıldığında sesiniz titriyorsa, gözünüz yaşarıyorsa vallahi ve billahi Allah ve Resûlu sizi seviyordur!.. Sevgi yukarıdan aşağı akar, Resûlullah bizi sevmese biz O’nu sevemeyiz. (20:10)
Biz kime secde ettiğimizi, kimin kulu olduğumuzu biliyoruz. Kur’an-ı Kerim’de “ben bu kitabı indirdim, hükmünü de koruyacağım” diye vaat buyuruyor mu? Peki, Kur’an’da “Muhammed Resûlullah’tır” ayeti var mı? Demek ki bu hükmü koruyacak olan Allah’tır. Tarihte birçok sapık yollar vardır. İçinde hiç Efendimiz’e tanrılık isnad eden bir kişi veya bir grup var mı? Çünkü Allah Efendimiz’i ilahlaştırmaktan koruyor. (28:05)
Ciddi bir sevgide saygı vardır ama sevginin de bir sarhoşluğu olur. O sarhoşlukla sonra pişman olunacak hadiseler yapılmasın diye sevgimizi nasıl izhar edeceğimizi belli kanallarla bize gösteren evliyaullah hazeratı vardır, onlara Pîrân-ı İzam denir. Bunlar mükellefiyetten azade olmadan muhabbetin nasıl izhar edileceğini kanalize eden zevatı kiramdır. (34:50)
Sevgi sevdiğin gibi olmayı gerektirir. “Aşk iki beden arasındaki değil iki gönül arasındaki ilişkidir”, evvela bunu öğrenelim. Efendimiz’i sevmek demek O’nun gibi davranış biçimlerine sahip olmak demektir. Ancak bu taklit seviyesinde kalmamalıdır. (41:20)






